Üsküdar Mutlu Son
Üsküdar Mutlu Son
Tam o sırada Miranda peşinde bir gürültü duydu. Döndü, gözlerini kırpıştırdı, Turner merdivenlerin en alt basamağında duruyordu, Üsküdar Mutlu Son birazcık sıkılgan ve utangaç bir havası vardı ama aynı zamanda da son derece sevimliydi. Miranda, elinde olmadan derin bir iç çekti. “Merdivenleri ikişer ikişer indim, ” diye açıkladı Turner, sadece Üsküdar Mutlu Son Miranda bunu neden söylemiş olduğini pek anlayamamıştı. “Turner, ” diye homurdandı Winston çünkü üçüncü kurabiyesini yemekle meşguldü.
Bundan dolayı onu daha muntazam bir halde selamlayamadı. “Olivia ikinizin de burada olduğunu söylemiş oldu, ” dedi Turner. “Benim için de çok iyi bir zamanlama oldu çünkü açlıktan ölmek üzereyim.” “Eğer istersen bir tabak kurabiyemiz var, ” dedi Miranda, masadaki tabağa uzanarak.
Turner omuz silkti ve onun yanına oturdu. “bayan Cook mu pişirdi?” Winston başını salladı. Turner üç tane kurabiye aldı ve sonrasında aynı Winston’ın yaptığı gibi, şirin bir köpek yavrusu edasıyla, bayan Cook’a döndü. “Tamam, pekâlâ, ” dedi kadın Cook dikkatleri üzerinde toplamaktan oldukca memnun bir halde. “daha çok yaparım.” Tam o anda Olivia kapıda göründü, dudaklarını büzmüş ağabeyine bakıyordu. “Turner, ” dedi sinirli bir sesle. “Sana yeni aldığım şeyi, kitabı göstermek istediğimi söylemiştim.” Miranda ona bağlarırmamak için kendini zor tuttu. Onu bir evlilik mevzusunda baskı yapmaya çalışmaktan vazgeçmesini söylemişti. “Turner, ” dedi Olivia yine.
Üsküdar Mutlu Son
Turner kafasını kaldırdı ve tatlı tatlı gülümseyerek, “Ne kitabıymış bu?” diye sordu. Olivia ona uzun uzun baktı. “Hani şu bahsettiğin kitap.” Üsküdar Mutlu Son “Osmanlı İmparatorluğu hakkında olan mı, Kanada’daki kürk avcıları hakkında olan mı, yoksa Adam Smith’in felsefesi hakkında olan mı?” “Smith’in ki, ” diyebildi Olivia. “Sahi mi?” diye sordu Winston, ikizine ilgiyle bakarak. “O tür şeylerden hoşlanılmış olduğunı hiç bilmiyordum. Bu yıl hepimiz Milletlerin Zenginliğim okuyoruz. Felsefeyle ekonominin çok ilginç bir karışımı.”
Olivia ağzını açmadan gülümsedi. “inanırım öyledir. Okumayı bitirince sana mutlaka fikrimi söylerim.” “Ne kadarını okudun?” diye sordu Turner. “hemen hemen birkaç sayfa okuyabildim.” ya da en azından Miranda’nın duyduğu buydu. Olivia’nın dişlerinin birbirine sürtünmesinden dolayı bunu ayırt etmek zordu. “Bir kurabiye ister misin, Olivia?” diye sordu Turner ve Miranda’ya sırıttı, sanki bu konuda seninle ikimiz beraberiz, der şeklinde. Çocuksu görünüyordu.
Son yorumlar